AVRUPA’DA SOSYALİZM YÜKSELİYOR

İspanya’da 20 Aralık 2015 seçimlerinin ardından sandıktan koalisyon çıkmasıyla başlayan süreç, hükümetin bir türlü kurulamayışıyla çıkmaza girdi. Son koalisyon görüşmelerine aracılık eden İspanya Kralı VI. Felipe, bütün görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını ve erken seçime gidileceğini duyurdu. İspanya 26 Haziran’da tekrar sandığa gidecek. Yunanistan’da Radikal Sol Koalisyion Partisi Syriza’dan sonra İspanya’da da sosyalist Podemos’un yükselişi hakkında ve yaklaşan seçimler hakkında Barselona Ramon Llull Üniversitesi, İletişim ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Profesör Pere Franch’ın görüşlerini aldık.

 

İspanya’da iki seçim arasındaki mevcut siyasal manzara nasıl?
20 Aralık 2015 seçimleri, iki partili sistemi yıktı. O tarihten itibaren Halk Partisi (PP, sağ görüşlü bir parti) ve Sosyalist Parti (PSOE, merkez sol partisi), 1982’den beri iktidarı sadece kendi aralarında paylaşan partiler olmaktan çıktılar. Merkez sağda Ciudadanos yeni bir siyasi güç olarak ortaya çıktı. Solda ise Podemos da güçlü bir parti olarak yer aldı. Ancak sol güçler arasındaki anlaşmanın Aralık 2015 seçimlerinden sonra yürümesi zordu, çünkü bu güçler arasında bir anlaşma olmasını gerektiriyordu: PSOE, Podemos ve Bask bölgesi (PNB Partisi) ve Katalonya’daki (CDC, o zamanki adıyla Demokrasi ve Özgürlük Partisi ve ERC, Katalonya Demokratik Sol Partisi ve bu partiler bağımsızlık isteyen partiler) milliyetçi partilerin onayıyla IU (İzquierda Unida-Birleşik Sol). PSOE’ye destek vermek için Podemos bir koşul öne sürerek Katalonya’nın bağımsızlığı için referandum yapmak istedi ama PSOE bu koşulu kabul etmedi. Bu yüzden, José Sánchez (PSOE), Ciudadanos ve Podemos’la anlaşma yapmaya çalıştı (Podemos’un Katalan referandumundan vazgeçeceğini umuyordu, ki böyle bir şey olmadı). Ancak bu anlaşmanın (PSOE, Ciudadanos ve Podemos) yürümesi imkânsız çünkü Ciuadadanos sağ görüşlü, bağımsızlık karşıtı bir parti ve Podemos’la anlaşmasıpek muhtemel değil. Bu yüzden bence bir sonraki seçimlerde de aşağı yukarı aynı sonuçlar çıkacak. Partilerden biri kesin bir çoğunluk elde edemezse hem soldaki hem de sağdaki partilerin anlaşması zor olacak.

Sizce Türkiye’deki ve İspanya’daki seçimler benzerlik gösteriyor mu?
Biraz. Türkiye’de güçlü ve milliyetçi bir parti, yani AKP, var. AKP bu konumu, milliyetçi muhaliflere (Kürtler) karşı milliyetçi değerleri destekleyen söylemlerle elde ediyor. Kürtler ise kötü, çok tehlikeli ve ülkenin karşısında birlik olması gereken insanlar olarak görülüyor. Türkiye’deki ortak düşmanın terörizm olduğunu tahmin ediyorum. ETA varken İspanya’daki durum da aynıydı. Terörizm artık yok ama PP partisindeki bazı insanlar Katalan ve Bask milliyetçiliğine hâlâ ciddi ölçüde karşılar, bağımsızlık yanlısı güçlere karşı başkalarıyla birleşmeleri muhtemel. Bu yüzden İspanya’nın AKP’si PP olabilir.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ise İspanya’daki PSOE gibi sosyal demokrat olarak düşünülebilir. Bu partilerin ikisi de ana muhalefet partisi. Ancak sizde bir de İspanya’da benzeri olmayan güçlü Kürt yanlısı bir parti var.
Seçim barajı açısından da farklılıklar var. İspanya’da baraj %5. Bu sebeple mecliste daha çok parti bulunuyor. (Tabii bir de Katalonya ve Bask Bölgesi farkı var.)

“Podemos”un bu kadar hızlı yükselmesinin sebebi nedir?
Podemos’un yükselişindeki sebeplerden biri 2008 krizinin sonucudur. Birçok insan işini ve evini kaybetti. Kriz, nüfusun çok büyük bir kısmını ciddi bir şekilde etkiledi. Öte yandan, üst kademelerdeki insanlar servetlerini arttırdı. Bunların tamamı neredeyse bütün partileri etkileyen yolsuzluk skandallarının patlak verdiği sırada meydana geldi. Bunların hepsi de AB tarafından uygulanan sert kemer sıkma politikalarıyla çakıştı. Böylece Podemos AB yanlısı, yozlaşmış ve halkı gerçekten temsil etmeyen partilere bir alternatif olarak ortaya çıktı.

Sizce Yunanistan’daki Syriza’nın başarısı, İspanya’da bir sonraki seçimlerin sonucunu etkileyebilir mi?
Bir sonraki, yani 26 Haziran seçimlerini etkilemez. Burada göz önünde bulundurulması gereken iki nokta var. Birincisi Syriza’nın kazandığı ivme ve – hadi öyle söyleyelim alternatif hareketlerin 2014’te zirveye ulaşması. Mayıs 2014 Avrupa seçimlerinde Podemos sürpriz bir şekilde iyi bir sonuç elde etmişti. Sekiz ay sonra da Syriza, Yunanistan’daki Ocak 2015 seçimlerini kazanmıştı. Fakat Syriza’nın Yunanistan’ı tekrar kurtarmaya (geçen Temmuz) yönelik vaatlerinden vazgeçmek zorunda kalmasından sonra, Syriza’nın Podemos üzerindeki etkisi azaldı.

Peki ya Katalunya?
Katalunya’da Podemos’u temsil eden parti (Catalunya sí que es pot) net bir şekilde bağımsızlık için referandumdan yana, “İskoç modeli”nin izinde. Son seçimlerde (20 Aralık 2015) birinci partiydi. Şimdi Podemos Izquierda Unida ile anlaştı ve sandığa beraber gidiyorlar. Anketlere bakıldığında ikinci parti olabilecekleri, hatta PSOE’ye yaklaştıkları görülüyor ki bu da Katalunya’daki seçmenine umut veriyor. Tek taraflı bağımsızlık çok zor olduğundan (27 Eylül 2015 bölgesel seçimlerini bağımsızlık taraftarı partiler kazanmıştı, ancak tek taraflı bağımsızlık ilan etmeye yetecek çoğunluğa ulaşamamışlardı.) Podemos-IU ve bölgesel destekçilerle kurulacak siyasi koalisyon referandum vaadinde bulunursa Katalunya’da başarıya ulaşabilir.

Eğer Katalunya İspanya’dan ayrılırsa ne olur?
O zaman Katalanlar kendi kendilerini yönetebilirler. Tek problem İspanya’nın bunu kabul etmemesi. Katalunya bağımsız bir devlet olabilecek kapasiteye sahip, tıpkı Danimarka, Slovakya, Slovenya ve Baltık ülkeleri gibi… Sorun İspanya’nın Katalanlara oy hakkı tanımaması. Eğer İskoçya’da olduğu gibi bir referandum gerçekleşirse problem çözülmüş olacak. Peki sorun ne? Eğer referanduma izin verilirse sonuç bağımsızlık olabilir, ki bu da İspanya için büyük bir mesele olur…