AB SÜRECİ SEKTEDE

Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye arasında yıllardır süregelen Türkiye’nin AB’ye üye olma süreci, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nde kalıp kalmayacağının oylanacağı 23 Haziran’daki referandum öncesinde tekrar gündeme geldi. İngiltere Başbakanı David Cameron, ”bugünkü ilerleme hızıyla Türkiye’nin AB’ye üyeliğinin 3000 yılını bulabileceğini” söyledi

İngiltere’de yayınlanan Times gazetesinde yer alan bir haberde, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik süreci “saçmalık” olarak nitelendirildi. Aynı haberde, AB’nin bir an önce Türkiye’yle tam üyelik müzakerelerine son vermesi gerektiğine dair tartışmalara da yer veriliyor. İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılması yönünde kampanya yürüten blok, Türkiye’nin yakında AB’ye üye olmasıyla, Türkiye vatandaşlarının ulusal güvenliğe tehdit oluşturacağını öne sürdü ve Türkiye’yi kampanyalarının ana temalarından biri haline getirdi.

“Vote Leave” (Ayrılığa Oy Ver) bloğu, kampanyalarında kullandığı posterde AB pasaportu, Avrupa Birliği’ne açılan bir kapı olarak resmediliyor ve “Türkiye (nüfusu 76 milyon) AB’ye katılıyor. Ayrılğa Oy Ver, denetimi yeniden eline al” deniliyor. Grup, Türkiye’de suç ve silah bulundurma oranlarının yüksek olduğunu ve Türkiye’deki yüksek doğum oranlarından ötürü sadece sekiz yıl içinde, İngiltere nüfusuna Türkiye’den bir milyon kişi katılabileceği endişesi taşıdıklarını öne sürdü. Yaptıkları açıklamada şu ifadelere yer veriliyor:

“Bu durum sadece kamu hizmetleri üzerinde baskı oluşturmakla kalmayacak, İngiltere’nin ulusal güvenliğine yönelik tehdit de oluşturacak. Türkiye’de suç oranı, İngiltere’dekinden çok daha yüksek. Silah tasarrufu çok daha yaygın. AB’nin serbest dolaşım yasaları nedeniyle, hükümet, Türk suçluların İngiltere’ye girmesini engelleyemeyecek.”

Başbakan David Cameron ise, “Vote Leave”in kampanyasında Türkiye’nin üyeliğiyle ilgili yanıltıcı bilgiler verdiğini savundu ve şunları söyledi:
“Mevcut hızıyla Türkiye’nin üyeliği 3000 yılını bulur. Bunun gerçekleşmesi ihtimali bile onlarca yıl alacak ve o zamanda bile hayır diyebilecek durumda olacağız. Ingiltere ve diğer AB ülkelerinin herhangi bir ülkenin üyeliğini veto hakkı var. Ancak onlar, Türkiye’nin üyeliğini engelleyemeyeceğimiz için AB’den çıkma yönünde oy kullanılmasını istiyorlar. Bu doğru değil.”

2010 yılında İngiltere Başbakanı David Cameron, Türkiye’nin uzun süredir devam eden AB’ye üye olma sürecini destekliyordu. Cameron, o dönemlerde Recep Tayyip Erdoğan’a “En güçlü destekçiniz olacağım” diyerek AB üyeliği sürecinde Türkiye’nin yanında yer aldığını göstermişti. Şimdi ise, altı yıl önce o dönemde Başbakan, şimdiyse Cumhurbaşkanı olan Erdoğan’ın iyi bir seçenek gibi gözüktüğünü, ancak o yıllardan bugüne Erdoğan, Batı’nın güvenini sistematik biçimde erittiğini dile getirdi. Erdoğan’ın gücünü kendi etrafında topladığını; meclis’i ve yargı sistemini sekteye uğrattığını; giderek büyüyen kibiri karşısında ülkeyi diz çökmeye zorladığını vurgulayan Cameron, Türkiye’de gazetelere el konulmasının ve Erdoğan’a hakaret edenlerin gözaltına alınmasının altını çizerek Türkiye’de giderek otoriterleşen bir rejim olduğunu söyledi.