MEDYADA NEFRET SÖYLEMİ

Hrant Dink Vakfı temsilcileri öğrencilere yönelik bir oturum düzenlediler. “Nefret Söylemi” adlı raporu öğrencilere sunan temsilciler, güncel gazetelerden örnekler vererek medyada kullanılan dili incelediler

Evrensel ve ulusal gazetecilik ilkelerine rağmen Türk medyasında önyargılı ve ayrımcı dilin örneklerine rastlamak mümkün. Hrant Dink Vakfı’ndan gelen Zeynep Arslan, Pınar Ensari ve Berdu Kızıltan’ın açıkladığı rapora göre haberlerde, özellikle de manşetler ve haber başlıklarında kullanılan provokatif, ırkçı ve ayrımcı dil nefret söylemine yol açıyor. Vakıf temsilcilerinden Pınar Ensari, geçtiğimiz senelerde hakkında en çok nefret söylemi üretilen ilk üç grup Yahudiler, Ermeniler ve Hıristiyanlar olarak belirlenirken son zamanlarda Suriyelilere yönelik nefret söyleminin de artış gösterdiğini söyledi. Kadınlara ve LGBTİ’lere yönelik negatif ayrımı vurgulayan raporda geçen bir diğer konu ise nefret söylemi üretilen yazılara bakıldığında, belli bir mantığı izleyen argümanlar yerine öfke duygusunun yazı akışına hâkim olması, toplumlar ve inanışlar arasındaki kutuplaşmayı körükleme amacı güdülmesi ve yazıların dayandırıldığı örnekler, gerçeklikleri dahi sorgulanmadan, dolaşıma sokulmasıydı. Yaklaşık üç saat süren oturum, özellikle Medya ve İletişim öğrencilerinin ve akademisyenlerinin ilgisini çekti.