EBRU KULÜBÜ

İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde (İEÜ) 2014-2015 öğretim yılında kurulan Ebru Kulübü, öğrencilerin katılımlarını bekliyor. Kulübün faaliyetleri hakkında Kulüp Başkanı Ümmü Öztürk ve üyelerden Beril Karaman ile konuştuk
Ebru Kulübü İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin (İEÜ) yeni kulüplerinden. İkinci senesine giren kulübün kurucu başkanı geçen yıl mezun olan okul öğrencilerinden Handenur Bayır’dı. Ebru Kulübü’nün eğitmeni ise Eyüp Bayır, kendisi aynı zamanda Handenur’un babası. Emekli astsubay olan Eyüp hoca, uzun yıllardır ebru sanatıyla ilgileniyor. Kulüp olarak haftada bir kez Salı günleri toplanıyorlar. Saat 18.00’da başlayan dersler 21.00’a kadar sürüyor. Kulübün çalış- maları, A Blok’un -1. katında 1B05 numaralı odada yapılıyor. Şu an yedi kişilik bir ekipler, katılımın artmasını istiyorlar. Kulüp, üniversiteden bütçe almıyor bu yüzden aidat sistemleri var. Girişte 50 TL bir ücret ödeniyor, çünkü ebru işini yapabilmek için boya, fırça gibi malzemeler almak gerekiyor. Daha sonra her ay 30 TL’lik aidatlarla devam ediyorlar. Ebru sanatını tanıtmak isteyen kulüp üyeleri, bu yıl ilki düzenlenecek olan ebru sergisini, 3-6 Mayıs tarihleri arasında üniversitenin sergi alanında yapacaklar.

“Ebru sanatı parmak izi gibidir”
Kulüp Başkanı Ümmü Öztürk ve üyelerden Beril Karaman kulüp içindeki faaliyetleri ve ebru sanatı hakkında edindikleri deneyimleri anlattılar. “Derslere başlarken hocamız ebru sanatıyla ve kullandığımız malzemelerle ilgili genel bir bilgi veriyor. İlk derslerde fırçanın nasıl tutulması gerektiği, eseri oluşturabilmek için kağıdın nasıl çekilmesi gerektiği öğretiliyor. Örneğin; kullanılan boyalar topraktan, fırça ise at kılından yapılma. Çalışmalarımızı yaparken eserin kıvamını ayarlamak için öd adlı bir sıvı kullanıyoruz. Ebru suyunun yapısıysa oldukça kıvamlı, normal sudan çok farklı. Bu kıvamlı su ise normal suyun içine yoğunlaştırıcı bir madde konularak elde ediliyor. Boyaları belli bir sıraya göre kullanı- yoruz. Bayağı zahmetli bir iş, çünkü eser hava koşullarından bile etkilenebiliyor. Ebru çok ruhâni bir sanat, insanı hem motive ediyor hem de günlük hayatın stresinden uzaklaş- tırıyor. Sabır isteyen bir iş, yaparken aceleci olmamak lazım. Eseri oluştururken sabırlı olmayı öğreniyorsunuz. Genellikle eserler isimlerini onları yapan kişilerden alıyor. Hocamız bize “Ebru parmak izi gibidir” demişti. Bir defa oluşturduğunuz eserin aynısını su ve boyanın değişkenliği yüzünden yapmak mümkün olmuyor. Biz kulüp olarak bu deneyimleri kazandıktan sonra eserlerimizi okulda sergilemek istedik. Ancak, geçen sene kulüp daha yeni açıldığı için çok fazla ürünümüz yoktu. Bu sene yapılacak olan sergimiz için hazırlandık. Bu sanat Türk kültürünün bir parçası, devam ettirmek gerekiyor.”