//
you're reading...

Medya İzleme

Sözcü – Yorumsuz!

Yorumsuz!

Sözcü gazetesinde 26 Mart 2013 ‘ te Emin Çölaşan köşesinde ‘Yorumsuz!’ başlığıyla bir köşe yazı kaleme almıştır. Yazısında bir askeri lojmandan bir asker tarafından çekilmiş fotoğraf kullanmıştır. Kullanılan fotoğrafta bir grup baş örtüsü kullanan kadın görülmektedir. Yazar, köşesinde bu kişilerin İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin 18 . maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. maddesinden doğan ‘inanç özgürlüğü’ hakkını gasp etmektedir. Yazar, yazısında inanç özgürlüklerine dayanarak kullanmakta oldukları eşarp vb . ürünleri ve onların takılış biçimini ‘sıkmabaş’ olarak  nitelemiştir. TDK’ ye bakıldığında sıkma baş, ‘Kadınların ince bir kumaşla saçlarını sararak yaptıkları bir saç bağlama biçimi ve bu biçimde taranan saçın bir örtüyle tamamen kapatılmış hâli’ olarak yer almaktadır. Yapılan tanımdan da görüldüğü gibi sıkma baş bir bağlama biçimidir. Ancak yazar, sıkma başı bir bağlama şekli olarak nitelendirmemektedir ve ona ideolojik bir anlam yükleyerek bu tarz bağlama şeklini kullanan kadınları ötekileştirmekte, ayrımcılık uygulamakta ve hedef göstermektedir. Bunun yanında yazar kanuna, düzenlemelere vs . atıfta bulunularak bu gibi insanlara nasıl izin verilmektedir sorusunu yöneltmektedir. Ancak yazar şapka kanunun da hala var olduğunu ancak uygulanmadığının farkında olmama cehaleti içerisindedir. Üstelik bu Şapka Kanunu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10 . maddesinde belirtilen ifade özgürlüğü hakkına da aykırıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesine göre ‘ (1) halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kamunun güvenliği için tehlikeli tarzda kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) halkın bir kesiminin benimsediği dinî değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması hâlinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Yazar çeşitli köşe yazılarında adalet, özgürlük vs.’den dem vurmakta ancak ‘ifade özgürlüğü’ adı altında bir grup insanı ayrımcılığa tabi tutmaktadır. İlgili suçun kanundaki yeri açıkça belirtilmektedir. Yazar elindeki kitle iletişim kaynağını açık şekilde ‘halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek’ için kullanmaktadır ve bunu da ifade özgürlüğünü kullanma ve gazetelik sıfatlarını yerine getirme adı altında gerçekleştirmektedir. Bu anlamda gerçekleştirdiği halde kanunun ‘suç işleme kastı’ ile harekete etmeme hükmünü ifade özgürlüğü ve gazetecilik kılıfında sunmasından ötürü herhangi bir cezai yaptırımla karşı karşıya kalmamaktadır. Uygulanmayan kanunlardan şikayet eden yazar, kendisinin çiğnemiş olduğu yasaları unutma gafletinde ve acziyetinde bulunduğunun dahi farkında değildir.

Murat Can Başaran

Discussion

No comments yet.

Post a Comment

Takvim

April 2017
M T W T F S S
« Apr    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930