//
you're reading...

Main Menu

Reklamlarda Kadının Temsili: Kadın Dergileri Üzerine Bir Çalışma / Zeynep Büyüksaraç

Özet

Günümüz toplumlarında kadın ve erkek kimliğinin şekillenmesinde toplumdaki ekonomik, ideolojik, politik ve kültürel ilişkilerin yanı sıra medyanın etkisi büyüktür. Medya yaşantımızda neler olup bittiğini sürekli olarak insanlara aktaran ve bazı düşünce yapılarını insanlara öğreten eden bir araçtır. Bu çalışma kitle iletişim araçlarından biri olan dergiler aracılığıyla reklamlarda kadınlara dair ne tip profiller çizdiğini araştıracaktır. Bu konulardan bahsederken üretimle birlikte gelen tüketim kültürüne dair tartışmalara değinilecektir. Bu etkenlerin hepsinin söylem üzerinden nasıl bir eylem bütünü oluşturduğu anlatılacaktır. Bu çalışma yazılı ve görsel mesajlar üzerinden söylem analizi ve semiyotik analiz kullanılarak incelenecektir.

Araştırmanın Arka Planı ve Sorunsalı:

Kapitalizm 16.yüzyılda Batı Avrupa’da ortaya çıkan ve zamanla tüm dünyaya yayılan iktisadi bir sistemdir. Kapitalizm özel mülkiyeti ve serbest girişimi temel almaktadır. Bu sistemde, üretimin ve birikimin devam edebilmesi için tüketimin de artarak devam etmesi gerekmektedir (http://www.sizinti.com.tr/konular/ayrinti/reklamlar-ne-kadar-masum-ekim-2011.html). Bu nedenle kapitalist sistem içerisinde mevcut pazar payını büyütmekle birlikte müşteri kazanmayı ve mevcut müşterilerini de ellerinde tutmayı amaçlamaktadırlar.

Smith’e göre, “üretimin ana hedefi ve amacı tüketimdir. Ulusal zenginlik, acil tüketim için ayrılan stokun büyüklüğüne göre ölçülür’’(1937, sf. 625). Başka bir ifadeyle, zenginlik, toplumda var olan tüketim mallarının miktarına bağlıdır. Smith, ulusal zenginliğin toplam toplumsal tüketimden çok, toplumun ortalama üyesinin tüketim düzeyinin artması sayesinde artacağını savunmuştur (Smith,1937).

Her insan yaşam için gerekli maddelerden, yaşamı kolaylaştırıcı ve eğlendirici eşyalardan yararlanabildiği ölçüde zengin ve yoksuldur.” Smith (1937 sf. 30). Yani insanların bir ürünü tüketmeleri için onların hayatına katkı sağlayacak bir fayda unsuru olmalıdır çünkü, Smith  tüketicilere bir şeyi alırken onların ya vakitlerini iyi geçirebilecekleri bir şey olmasını veya tüketicilerin yaşamlarını sürdürürken onlar için gerçekten yarar sağlayacak bir ürün olmasını savunmuştur.

Günümüzde kapitalist üreticiler, bu amaçlanan tüketim sistemini, insanlarda bir ihtiyaç yaratarak ve kendi rızalarıyla ürünleri tüketmelerini sağlayarak devam ettirmektedirler. Bu bağlamda medya çok etkili bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Çünkü medya her insanın hayatında yer almaktadır. Medya insanların hayatında büyük rol oynamaktadır çünkü insanlar evde, iş yerinde, okulda… Hayatlarının pek çok noktasında medyayla mutlaka karşı karşıya gelmektedirler. Bu yüzden üreticilerin topluma bu yönle ulaşmaya çalışması çok daha kolaydır. Medya insanlarla iletişimi kolaylaştırmaktan çok öteye geçmiştir. Medya, iletişim ve kültür birbirlerinden etkilenerek farklı bir boyut kazanmıştır.

Medya kavramının üç anlamı arasında bir yakınlaşma ortaya çıkmıştır: (i) medya eski genel anlamında aracılık eden ya da arada bulunan bir aktör ya da kurumdur; (ii) teknik anlamda yazılı basın ile sesli ve görüntülü basın arasında bir ayrım yapılmaktadır; (iii)kapitalist anlamda- halihazır da var olan ya da planlanan- bir gazete veya yayın hizmeti, reklamcılık gibi başka şeyin aracı olarak görülür (Williams, 1976, sf.169).

“Weber’e göre terimsel anlamıyla medya gerçekte var olmayan bir toplumsal görüngünün belli özelliklerini vurgulayan entelektüel bir yapı olarak ele alınmalıdır. Bu tekil ya da parçalanmış görünümleri bir tür varsayım içinde odaklama veya bir araya getirme biçimidir” (Weber, 1992 ve 1951). Medya toplumda gündemde olup bitene ve toplumun hangi konuda neye odaklanması gerektiğine karar vermektedir. Bir şekilde toplumu yönlendiren bir araçtır. Medya kültürü kendi içinde üç özelliğe sahiptir. Ürün, üretim ve tüketimden oluşur (İrvan, 1997, sf.19). Bu üçlünün insanlara ulaşması için en etkili yöntemlerden biri de reklamlardır.

Reklamlar aracılığıyla üreticiler ürettikleri ürünü tüketiciye en cazip şekilde sunarlar. Reklam insanın ihtiyaçlarına ve mallara göre ayarlanmış gibi görünür. Aslında der Galbraith reklam, endüstri sistemine göre ayarlanmıştır: “Reklam sadece sisteme önem vermek için ihtiyaçlara böylesine önem veriyormuş gibi görünür, ayrıca reklam toplumsal bakış açısından tekno-yapının önemini ve prestijini takviye eder’’ (Baudrillard, 2004 sf:83).

Yani reklamlar, toplumsal amaçları kendi yararına çevirip kendi amaçlarını toplumsal amaçlarmış gibi sunarak topluma ulaşmaya çalışmaktadırlar. Böylece reklamlar aracılığıyla, üreticiler, tüketicilere satın aldıkları ürünleri, kendi rızalarıyla aldıklarını düşündürmektedirler. Reklamlar ürünü tanıtma fikrini ikinci plana atarak daha çok, reklamda kullanılan sembollere, imgelere önem vermektedir. Bir diğer deyişle, tüketiciye vereceği hizmeti ve ürünün satın alındıktan sonra sağlayacağı memnuniyeti arka plana atmaktadır. Reklamların amacı sadece ürünü tanıtıp tüketiciyi ürüne teşvik etmek değildir, reklamlar çoğunlukla bir mesaj vermeyi amaçlamaktadır. Reklamda o ürünü tanıtırken bir yandan da ürünü satın almamız için ikna yöntemini kullanarak doğru yanlış birçok şey söylenir. Yani hedef ürünü reklamlarda tanıtırken ön planda olan şey müşteriye sağlayacağı yarar değil, satın almasını sağlamak için tüketiciyi rıza yöntemiyle çekmeye çalışmaktır. Reklamlar kadınlığı tanımlarken sıklıkla nesnelere yer vererek, kadınları nesnelerle özdeşleştirmekle birlikte, kadınlar tüketiciyken reklamı yapılan ürüne dönüşmektedir. Reklamlarda kadınlar cinsellikleriyle yer alırken, izleyicilere izledikleri kadın gibi olabilmenin yolunun reklamı yapılan ürünün tüketilmesinden geçtiği mesajı verilmektedir.

Reklamlara baktığımızda insanlara verilen mesajların çoğunun içinde ilgiyi çekmek için genellikle “daha güzel bir cilt için, daha güzel bir vücut için” tarzında cümleler kullanarak insanların oldukları durumdan memnun olmamaları gerekirmiş gibi bir izlenim yaratılmaktadır. Bu tarz reklamların kadınların ilgisini daha çok çektiği düşünülmektedir. Çünkü kadın dış görünüşüne erkeklerden daha fazla özen göstermektedir

İletişim çalışmalarına genel hatları ile göz attığımızda, reklamlarda kullanılan imgelerin ve sembollerin anlamlandırılması sürecinde yöntem olarak sıklıkla göstergebilimin kullanıldığını görürüz. Çünkü reklamların ne ifade ettiğini, ancak onların nasıl ifade edildiğini anlayarak ve reklamın konusunu ne şekilde işlediğini çözümleyerek anlayabiliriz.

Göstergebilim; İnsanların birbirleriyle anlaşmak için kullandıkları doğal diller (söz gelimi, Türkçe), davranışlar, görüntüler, trafik belirtkeleri, bir kentin uzamsal düzenlenişi, bir müzik yapıtı, bir resim, bir tiyatro gösterisi, bir film, reklam afişleri, moda, sağır-dilsiz alfabesi, yazınsal yapıtlar, çeşitli bilim dilleri, tutkuların düzeni, bir ülkedeki ulaşım yollarının yapısı, kısacası bildirişim amacı taşısın taşımasın her anlamlı bütün çeşitli birimlerden oluşan bir dizgedirhttp://www.webhatti.com/egitim-kultur/107245-gostergeleri-inceleyen-bilim-dali.html).

Bir gösterge -ister nesne, ister sözcük ve isterse resim olsun- bir kişi ya da bir grup insan için özel bir anlamı olan oldukça basit bir şeydir. Tek başına ne şeydir, ne de anlamdır; ikisi bir aradadır.

Gösterge, gösterenden, maddi nesne, ve onun anlamını olan gösterilenden ibarettir. Bunlar sadece analitik amaçla birbirinden ayrılmışlardır: Pratikte bir gösterge daima şey-artı-anlamdır (Williamson, J1925 Sf.15).

Saussure iletişimi sağlamak için dilin gerekli olduğunu söylemektedir. Dili ise göstergelerden oluşan bir dizge olarak kabul etmektedir. Dilin ele alınması gerektiğini savunmaktadır çünkü dizgeleri anlamlandıran şeyin göstergeler olduğunu savunmaktadır. Göstergebilim kavramı ile toplumsal alandaki tüm göstergeleri inceleyerek apayrı bir bilimden söz etmektedir. Dilbilim ise bunların sadece bir bölümünü oluşturmaktadır. Saussure’e göre anlam üretimi dile bağlıdır. Dil bir nesne değil, bireysel kullanıma bağlı olan bir sistemdir (Sassure, 1985; 43). Saussure’ün dilsel göstergesi gösteren ve gösterilenden oluşan iki yönlü bir kavramdan oluşmaktadır. “Gösterilen”, zihnimizde oluşan soyut bir kavram, bir imgedir. Bu kavramın belli bir ses ile ifade edildiği somut şekline “gösteren” adı verilmektedir ” (Saussure,1985;46).

Saussure’e göre ‘göstergebilim gösteren ve gösterilenden oluşan kalıplaşmış bütündür. Gösterge, bir kavramla, onu somut olarak temsil etmeye yarayan biçimden oluşur. Gösterge dış dünyada bir şeyin anlamlı olarak yerini tutmaktadır ama anlamı yine kendi içinde oluşmaktadır, dışarıda gönderimde bulunduğu şeyle bağlantılı değildir. Saussure bu bakış açısıyla, sözcüğü dış dünyayla bağlantısına göre değerlendiren anlayıştan farklılık göstermektedir. Önemli olan, kavramın nasıl oluştuğu ve neyin yerini tuttuğu değil, oluştuktan sonra onu toplumda nasıl dillendirdiğimizdir. Burada önemli olan gösteren ve gösterilen arasındaki bağdır. Bu bağ bir toplumda o dili konuşanlar arasındaki uzlaşım sonucunda kurulmaktadır’ (www.egeedebiyat.org/modules.php?name=Downloads&d_op).

Bir diğer deyişle, anlatılmak istenen, dünyada var olan nesnesel elle tutulur gözle görülen şeylerin dile getirilen sözcüklerle direk olarak bir ilişkisinin olmadığıdır. Bunu toplumun o nesneye verdiği toplu bir sözcük aktarımı sonucunda oluştuğunu söylemek mümkündür Örneğin dergi dediğimizde ‘dergi’ kelimesinin dergi nesnesiyle bir bağ oluşturmadığını savunmaktadır. Her dilde her kelimenin farklı söylem biçimi vardır.

Bir gösterge ne olmadığıyla tanımlanır. Eğer olacaksa, bir gösterge olmak için o, bir diğer’e, o olmayan, ama onun ifade ettiği göndergeye de işaret etmelidir (Sf:61 Judith Williamson). Burada Williamson’un söylemek istediği şey, reklamların ayna yerine geçerek insanların kendilerini olmak istedikleri şekilde görmelerini sağladığıdır.

Reklamlar insanları ‘kendi’ kişiliklerinden uzaklaştırmaktadır. Reklamlar bizi kendimizin yapması gereken bir mübadelede nesnelerden biri olarak oluştururken ve böylece bizim kendi ‘’değer’’imizi bize geri veren bir imgeyi bizden alıp kendine mal ederken, bizim kimliğimizi yabancılaştırırlar. (Sf:61 Judith Williamson). Bu yabancılaşmayı reklamlar ürün aracılığıyla gerçekleştirmektedirler.

‘’Reklamın açıkça yaptığı şey arzu nesnesini göstermektir, bize sunmaktır.’’ (Williamson Sf:61 2000).  Yani reklamlar aracılığıyla insanda o ürüne sahip olma isteği doğmaktadır. Bununla birlikte o ürünü alıp, kullandığımız zaman o an olduğumuzdan daha iyi olma düşüncesiyle o ürünü tüketiriz. Bunun sebebi ise reklamdaki ürünle o ürünün reklamını yapan kişiyle kendimizi özdeşleştirmemizdir.

Kadın reklamlarında da kadına verilmek istenen mesaj yine kadını kullanarak verilmektedir. Çünkü Evelyne Sullerot bunu en iyi şu şekilde ifade etmektedir: ‘’Kadına kadınlık satılır…sağlığına ve vücut bakımına özen göstermeye, koku sürmeye, giyinmeye, tek kelimeyle yoktan ‘var olmaya’ inanarak kadın kendini tüketir.’’(Baudrillard sf:114, 1970) kadın kendi sahip olduğu hiçbir şeye güvenmez (Bredin, La Nef) ve kadın, kadın reklamlarından etkilenerek hemcinsinin aracılığıyla nasıl daha iyi, daha güzel olmayı düşündürterek tüketime yöneltmektedir.

Araştırmanın amacı ve önemi

Bu çalışmanın amacı ataerkil bir yapı içinde kadınların kendi temsillerini göstermektir. Böylece kadının toplumdaki sosyal hayatını da ele almaktadır. Buna ek olarak kadınların reklamlarda yaratılan kusursuz kadın profillerini kendilerine nasıl model aldıklarını ve kadının kendi öz kimliğinden nasıl uzaklaşmasına sebep olduğunu incelemektir.

Bu konunun seçilmesinin amacı “dergi reklamlarıyla kadın profilleri arasında nasıl bir ilişki vardır” ve “kadının toplumdaki yeriyle nasıl bir bağlantısı vardır; Reklamlarda kadın neden bu kadar ön plandadır; Kadın, reklamlarda bir ürünü tanıtırken nasıl özneleştirilmiş ve nesneleştirilmiştir? Sorularına cevap aranılacaktır Bu sorulara yanıt ararken kadın dergilerindeki kadın reklamlarından yararlanılacaktır çünkü kadın dergilerinde kadınlara yönelik diğer dergilerden daha çok reklam bulunmaktadır.

Araştırmanın yöntemi

Tez içinde çalışılacak konu kitle iletişim araçlarından biri olan, dergiler üzerinden yapılacaktır, çünkü dergilerin ne kadar diğer kitle iletişim araçları kadar insanlar üzerinde görsel etkisi olsa da kadınların özel hayatlarıyla ilgili şeyleri okumak için dergilere diğer kitle iletişim araçlarından daha çok yöneldiği düşünülmektedir. Kadınlar evde daha çok zaman geçirdiği düşünülmektedir Bununda etkisi büyüktür. Diğer bir etken ise tez içerisinde seçilen dergilerin özellikle modayla ilgili olmasıdır. Çünkü moda kadının en çok ilgi alanına giren konuların başında geldiği düşünülmektedir Bu yüzden kadın dergilerinin çoğu modayla kadının dikkatini çekmeye çalışıldığına inanılmaktadır.

Dergiler her zaman tek bir konuya odaklanmazlar içlerinde birçok konu bulundurmaktadırlar. Sağlıktan cinselliğe spordan estetiğe her türlü konuyu içermektedir. Ek olarak derginin kapağındaki fotoğraf, renk ve içerik kadınların dergiyi satın almasında büyük rol oynadığı düşünülmektedir. Kadınların dergileri satın almasındaki diğer bir etken ise çevrelerinde konuşmaktan çekindikleri konuları veya soramadıkları konularla ilgili cevapları dergilerde aradıkları düşünülmektedir.

Kadın dergilerindeki reklamların bu çalışma içerisinde incelenecek olmasının sebebi kadın dergilerinde daha çok kadına yönelik reklamların bulunmasıdır.

Son iki senenin satış rakamlarına bakıldığında tüketicinin satın aldıkları dergilerin satış rakamları değişse de ilk dörde giren dergi isimleri aynıdır. Bu yüzden araştırma ilk dört dergideki kadın reklamları üzerinden yapılacaktır.

(http://www.habertoplantisi.com/en-cok-satan-kadin-dergisi-hangisi)

2010 yılı aylık ortalama dergi tirajları:

-VOGUE 34.433
– COSMOPOLITAN 28.008
– INSTYLE TÜRKİYE 25.181
– ELLE 24.410
– MARIE CLAIRE TR 17.480
– HARPERS BAZAAR 10.493

Kadın ve moda dergilerinin Nisan 2011 satış rakamları:

COSMOPOLİTAN 28.751

INSTYLE TÜRKİYE 28.256

ELLE                           25.256

VOGUE                     23.326

En çok satılan kadın dergilerinin içinden ilk dört tanesi seçilmiştir (Cosmopolitan, Elle, Instyle Türkiye, Vogue). Bir iki dergi seçilmemesinin sebebi, ne kadar çok dergi seçilirse çalışmanın o kadar kapsamlı ve derin olacağı düşünülmüştür. Ayrıca seçilen dergiler okuyucu kitlesi olarak kadınları hedeflemektedir. Araştırma tüketim kültürünü inceleyecektir ve seçilen dergilerde cinsellik, aşk, güzellik, sağlık, moda gibi konular ele alınarak kadınların tüketime teşvik edildiği gözlenmektedir. Söz konusu dergiler sadece Türkiye de değil dünya genelinde ağırlıkla tüketilmektedir Sonuç olarak yapılacak çalışma 40-50 sayfalık bir tez olacağı için dergi çeşitliliğine önem verilmiştir.

Bu çalışmada yapılacak olan yöntemlerden biri semiyotik analizdir.

Semiyotik analiz diğer adıyla semiyoloji, simge, sembol ve işaretlerin yorumlanmasını, üretilmesini veya işaretleri anlama süreçlerini içeren bütün faktörlerin sistematik bir şekilde incelenmesine dayanan bir bilim dalıdır. Semiyotik disiplinler arası bir sahadır. Semiyotik eski Yunancada işaret anlamına gelen semeion kelimesinden gelir. Modern semiyotik başlıca iki kaynağa dayanır. Bunlardan birincisi Ferdinand de Saussure’ün 1916’da yayımlanan Genel Dilbilim Dersler’i ikincisi ise Charles Sanders Pierce’ün yazılarıdır. Kültürel kodlar, gelenekler ve metni anlam süreçlerine göre düzenlenmiş işaret sistemleri siye nitelenen her şey semiyotiğin inceleme alanına girmektedir (http://www.renkliweb.com/kultursanat/gostergeleri-inceleyen-bilim-dali-hangisidir-gostergebilimin-nedir.html).

Bu çalışmada semiyotik analiz yapılmasının sebebi öncelikle dergilerin ve reklamların görsel olarak semboller aracılığıyla tüketiciye ulaşmak istemesidir. Ayrıca reklam sadece imgeler, semboller kullanarak tüketiciye ulaşmanın yanında kullanılan imgelere anlam yükleyerek bir mesaj vermeyi de hedeflemektedirler.

Bu çalışmada kullanılacak olan diğer bir yöntem ise içerik analizidir.

Sistematik olarak içerik çözümlemesinin medya metinlerinde kullanılmaya başlaması 19.yüzyılda Columbia’da gazetecilik okullarında başladı. Medya organları artmaya başlayınca üzerinde yapılan araştırmalar da arttı. Örneğin New York gazetelerinin haber içeriklerinin değişimine ilişkin bir çalışma 1893’te yapılmış. Bunlar ağırlıklı olarak sayısal analizlerdir. Sayısal olmayan bir şeyi rakamlara dökme çalışmasıdır. Medya metinleri üzerinde uygulanan içerik analizinin temelini B. Berelson atmıştır. İçerik analizi, iletişimin açık ve belirgin içeriğinin nesnel, sistematik ve nicel tanımlamasına yönelik bir araştırma tekniğidir. İçerik analizi ne görünüyorsa ona bakar (.http://www.scribd.com/doc/15947484/MEDYA-ANALZCERKSOYLEM-ANALZ).

İçerik analizi yapılmasının sebebi sadece dergi reklamlarını görsele dayalı bir incelemenin yanında verdiği mesajların içinde ne demek istediğini de anlamaktır. Ayrıca reklamın içinde verilen mesajın nasıl kodlandırıldığına bakılacaktır.

Bunlara ek olarak 20-30 yaş arası 10 kadın seçilerek derinlemesine görüşme yapılması planlanmaktadır. Bu çalışmada derinlemesine görüşme yapılacak olmasının sebebi dergilerin kadınların ürünleri tüketmesinde bir etkisi olup olmadığına bakmaktır.

Araştırmanın Kısıtları

Kısıtlamalardan en önemlisi bütün dergilerdeki kadın reklamlarının analizini yapacak kadar zamanın olmamasıdır. Ayrıca her markanın reklamlarına da dergiler aracılığıyla ulaşmak mümkün değildir. İncelenecek kadın dergilerindeki kadın reklamları da her ay her markanın reklamlarını verememektedir.

Kaynak Taraması

Akbulut.N.T, Balkaş E.E(2006) Adım adım Reklam Üretimi, Beta Basım, İstanbul

-Barry.P,(2008) The Advertising Concept Book, Thames& Hudson, United Kingdom, Ankara.

– Baudrillard, Jean (1997). Tüketim Toplumu. İstanbul; Ayrıntı Yayınları.

– Beasley.C Gender and Sexuality; Critical Theries and Critical Thinkers, Sage Publicationsnell.

-Bovee.L.C, Dovel.G.P Thill. John.V, (1995) Advertising Excellence, Von Hoffman Press, United States of America.

-Brierley.Sean(2002) The Advertising Handbook, Routledge Taylor&Francis Group, London.

-Büker.S, Kıran.A,(1999) Reklamlarda kadına yönelik şiddet, Alan Yayıncılık, İstanbul

-Byerly.C.M and Ross.K, (2006)  Women and Media, A Critical Introduction, Blackwell Publishing

– Carter C. and Steiner L. (ed.) (2004) Critical Readings, Media and Gender.

-Cook.G(1992) Discourse of Advertising, Routledge, London.

-Çelik.C (2005) Uluslararası Reklamcılıkta Kültürün Etkileri, İstanbul Üniversitesi Yayınları, İstanbul.

-Dağtaş.B(2003) Reklamı okumak, Ütopya Yayınevi, Ankara.

– Dyer,  Gillian  (1989),  Advertising  as  Communucation.  Routledge,  London  and

Newyork.

– Eliade, Mircea (1992), İmgeler Simgeler, (Çev. M. Kılıçbay) , Gece Yayınları.

– ENGEL, James F., MINIARD, Paul W., BLACKWELL, Roger D. (1990)    Consumer

Behavior, 6th Ed., The Dryden Press.

-Erdoğan.İ (2002) İletişimi Anlamak, Erk yayınları, Ankara.

– Ewen,  Stuart  (1976),  Captains  of  Consiousness:  Advertising  and  the  Social  Roots  of

Consumer Culture, New York: McGraw-Hill.

-Goffman, Erving (1976), Gender Advertisements,  New York: Harper & Row.

-Goldenberg.J, Levav.A,Mazarsky.D, Solomon.S(2011) Reklamın Şifresini Kırmak, Optimist Yayınları, İstanbul.

-Henry.J(2011)Bir Felsefe Sistemi Olarak Reklamcılık, Şule Yayınları, İstanbul.

-Hopkins.C.C(1998), My life in Advertisement & Scientific Advertisement,USA

– Kilbourne (2004), Advertising’s Image of Women,  Still Killing Us Softly, Media

Education Foundation.

-Mowen.J.C (1990) Consumer Behaviour, Macmillan Publishing company, New York

-Ogiluy.D,(2004), Confessions of an Advertising Man, South Bank Publishing, London.

-Özarslan.Z(2007), Toplumsal Cinsiyet ve Medya Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi  Medya ve Siyaset(Cilt-1), Yayın Hakları Ege Üniversitesi.

-Ring.J(1993) Reklam Dünyasının İçyüzü, Milliyet Yayınları, İstanbul.

– Solomon, M. R. (1994).   Consumer Behavior: Buying, Having And Being, 2nd

Ed., Paramount Publishing, Massachusetts.

-Sutherland,  M.,  Sylvester,  A.K.  (2004),  Reklam  ve  Tüketici  Zihni,  İstanbul:  Kapital

Medya Hizmetleri A.Ş.

-Yavuz.Ş Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliğinin üretiminde Reklamın Rolü.

-Williamson.J,(2000) Reklamların Dili- Reklamlarda Anlam ve İdeoloji, Ütopya Yayınevi, Ankara.

-Williamson, D.(1973) Decoding Advertisements: İdeology And Meaning in Advertising, Londra, Marion Boyars.

 Zeynep Büyüksaraç

Takvim

November 2019
M T W T F S S
« Apr    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930