“The person who exited from cinema”

I would like to present a part from Yusuf Atılgan’s Aylak Adam. Yusuf Atılgan (1921-1989) is an esteemed author from Turkey. Aylak Adam (Idle Man – 1959) is the one of his novels. The story of a lonely man, C., was narrated in the nnovel. C. resembles Kafka’s and Dostoyevski’s characters. While C. is looking for love, we have a journey inside his mind.
Atılgan narrates the person who exited from cinema in a part of the book. He is depressed and he goes to cinema. When he exits from cinema, he is like another man. He is totally changed. He says “a creature that has a short existence lives at our epoch. The people from last centuries do not know it. The person who exits from cinema… the film that was watched affected him/her. It does not think about only itself. It does not think about its own benefits anymore… It lives in a harmony with people… we hope that it brings off a difficult task… but it dies in a few minutes.”
The creature dies in a few minutes because it meets with ordinary life and people outside. Atılgan thinks that if we build huge cinema theaters and they watch the same film at the same time, when they go ouside, they can change the world.
In my opinion, it is the best way to explain media effects on society. The propaganda films should be directed with the same base.
Mr. Atılgan, I am really sorry for the translation… RIP…

“İki saat sonra kalabalığın içinde , sinemadan bir dar sokağa çıkan sanki başka birisiydi.. düşünüyordu : ‘çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği , kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor.. sinemadan çıkmış insan.. gördüğü film ona bir şeyler yapmış.. salt çıkarını düşünen kişi değil.. insanlarla barışık.. onun büyük işler yapacağı umulur.. ama beş-on dakikada ölüyor.. sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu ; asık yüzleri , kayıtsızlıkları , sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar , eritiyorlar..’ saatine baktı : dört buçuğa beş vardı.. ‘eve gitsem okusam..’ durağa yürüdü.. ‘bunları kurtarmanın yolunu biliyorum.. kocaman sinemalar yapmalı.. bir gün dünyada yaşayanların tümünü sokmalı bunlara.. iyi bir film görsünler.. sokağa hep birden çıksınlar..’ kafasından geçene güldü.. duraktakiler dönüp baktılar.. kadının biri kaşlarını çattı.. sokakta kendi kendine sesli gülünemeyeceğini bilmeyen yoktu.. ‘ne adamlar be.. güldüysem güldüm , size ne..’ duramadı orada , yürüdü.. eve gitmeyecek.. içindeki ‘sinemadan çıkmış kişi’yi öldürdüler.. sağ kalan sıkıntılı , kızgın.. hep ölçülü-biçimli mi davranmak gerek.. kim demiş.. başkaları onu eve gidecek sanırken o gidip bir meyhanede içecek.. yolun çivisiz yerinden karşıya geçti.. kayıp giden otomobiller duraksadılar.. bir şoför sövdü.. o duymadı..’”

Atılgan, Y. (1959), Aylak Adam. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları